Yanıklı Köyünden Selam Getirdim

Yanıklı Köyünden Selam Getirdim

Veda ederken uzun süredir kapısı kilitli olan evime uğradım. Hüzünlenmem işten değil. Balkonu muşambayla çevrili evler gurbetçi evleridir. Benimki de onlardan. Bayram sonrası böyle evleri saymaya kalksanız sayamazsınız. Son kez mezarlığa uğrayıp Barakaya inip ikindi namazımı orada eda ettim. Camiye Temur Ağa oyunuyla sembol haline gelen İ...

31 Ekim 2011, 20:59 tarihinde Muhammet Avcı ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 

 20 Ekim 2011’de Sakarya’dan hareket edip 21 Ekim sabahı Artvin’de yeğenim Alpaslan’da kahvaltımı yaptım. 22 Ekim günü akşamı yeğenim Ahmet’in düğününe katıldım. Düğünde uzun zamandır göremediğim eş, dost ve akrabalarımla görüşüp özlem giderdim. Düğün sonrası düğün arabalarıyla gece saatlerinde köye ulaştım. İlk gece büyük abimin evine konuk oldum. Zaman geç olmasına karşılık çay demleyip içerken bir süre sohbet edip yattık. Sabah kahvaltısından sonra abimle ziyaretlere koyulduk. İlk olarak Ketket mezarlığına inip başta yeğenim Hüseyin’e ve diğer yakınlarıma birer Fatiha okuduk. Ardından kayınpederime ve eski komşum rahmetli Zekeriya ustanın evine uğradım. İkinci gece ablamın konuğuydum. Bu arada kısa da olsa ziyaretlerim oldu. Ertesi sabah abimle birlikte Kokiberet’e çıktık. Orada ilk olarak Mevlüt Bey’le görüştük. Öğle namazından sonra Tayyar Çavuş, Osman usta ve Refik Ağa ile beraber olduk. Bu ziyaretlere bir süre ara verip Çrahiyent mezarlığını ziyaret ettik. Orada annem, babam ve adlarını sayamayacağım yüzlerce insanla hasret giderdim. Daha sonra köyümüzün en yaşlı adamı olan Şahbender dedeye gerçekleştirdim ziyaretimi. -Allah, adımına bin sevap yazsın. Diye dua etti. Köyümüzün en yaşlı insanı olan Aslı nene, Artvin’de olduğundan görüşmem nasip olmadı. Evine selam bırakıp ayrıldım. Üçüncü gecemi diğer abime konuk olarak geçirdim. Sabah olunca kahvaltı sonrası Çalep’teki komşularımı ziyaret eyledim. Veda ederken uzun süredir kapısı kilitli olan evime uğradım. Hüzünlenmem işten değil. Balkonu muşambayla çevrili evler gurbetçi evleridir. Benimki de onlardan. Bayram sonrası böyle evleri saymaya kalksanız sayamazsınız. Son kez mezarlığa uğrayıp Baraka’ya inip ikindi namazımı orada eda ettim. Camiye ‘Temur Ağa’oyunuyla sembol haline gelen İsrafil Hoca’dan sonra Tokatlı yeni bir imam atanmış. Cuma namazının dışında üç- beş cemaati varmış caminin. Sabah namazı, tahmin ettiğiniz gibi. Ezan merkezi sistemle okunuyor. Sağlık evinde henüz ebe yok. Artık ebe, köyde doğum yapacak genç nüfus kalmadığından yaşlıların tansiyon ölçümlerini yapsa gerekir. Okulların benim zamanımın cıvıltısı kesilmiş, ıssız ve bakımsız kalmış. Bu manzara karşısında içimde kopan fırtınayı siz düşünün! Yollar, eskiye oranla daha iyi. Az bir kısmı asfaltlanmış. Köyde yol yapım çalışmaları sürüyor. İnsanlar yolun yararına öylesine inanmışlar ki mezralara, tarlalara ve çayırlara yol yaptırıyorlar. Bir iki mahallenin dışında her eve yol gidiyor. Elektrikler, hava koşullarından etkilenmiş olacaklar ki kesilme geleneğini sürdürüyorlar. Karçal’dan gelen sudan ses seda yok. İnternet, bildiğiniz gibi, ne bekleyen var ne de gelen. Köyde yapılanma konusunda da ilerlemelere tanık oldum. Yeni evler yapılmış ve yapım işi devam ediyor. Emekli olan gurbetçilerimizin köy yaşamını özümsedikleri gözden kaçmıyor. Köyde kalan üç- beş gençle birlikte emeklilerden bazıları orman işlerinde çalışıyorlar. Güz mevsimi olmasına karşılık herkes hayvanlarını güdüyor. Salma işi yok artık. Muhtara: - Okulu kapatmışsınız fakat Karçal açık. Diye şakalaştım. Köylüler hayvanlarını satamamaktan yakınıyorlar. Müşterinin hiç uğramadığını belirtiyorlar. ‘Kışlıklar’ diye addedilenlerin birçoğu: -İneğimi- öküzümü satarsam bayramdan sonra çocuklarımın yanına birkaç aylığına gideceğim, diyorlar. Köyden ayrılmayı bayramdan sonraya ertelemişler. Bayramdan sonra otobüslerde yer bulmak imkânsız. Yani anlayacağınız bayram sonrası cinli evlerin sayısı çoğalacak. Köyümüz iyice sessizliğe gömülecek. Bu sessizlik bahara kadar sürecek. Bu arada bir süre önce eşini kaybeden Selim dayıya uğrayıp, onun da duasını aldım. Bekçi Selahattin’le uzaktan selamlaştım. Yoğunluğundan olacak yanıma gelip üç- beş kelime edemedik. Köyde şimdi herkes, odunla- çırayla uğraşmakta, kışa hazırlık yapmakta ve sobalar iyiden iyiye devreye girmektedir. Köyden ayrıldığım günü tepelere kar sepeliyordu. İkram olarak çay, kestane ve kabak var. Tarlaların çok azı ekilmekte, çayırların da epeycesinin biçilmediğine tanık oluyorum. Köy değirmeni de üretimini aralıksız sürdürüyor. Bu yoğunluğu Kurban Bayramının yaklaşmasına bağlıyorum. Köyümüz her mevsim ayrı bir güzelliktedir. Yaz mevsiminde köye gidemediğime boşuna hayıflanmışım. Köyde bir hafta süresince ‘ve celle senaüke’yi okumamışım. Birkaç hastanın dışında herkes yaşamını huzur ve güven içinde sürdürüyor. Darısı biz gurbettekilerin başına. Köydeki herkesin, gurbetteki herkese selamı var. Muhammet AVCI 31 Ekim 2011 Camili/ Adapazarı

Bu içerik 278 defa okunmuştur.

Etiketler: Yanıklı Köyünden Selam Getirdim 

Yanıklı Köyünden Selam Getirdim bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

Yanıklı Köyünden Selam Getirdim bu içeriği Google de ara ...

Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ