| |||
ON İKİ YIL SONRA YANIKLIYine köyde yaşadığımız gençlik yıllarımızda tarlalarımızın hemen hemen tamamı ekilmekte iken, çayırlarımız biçilmekte iken şimdi maalesef çayırlarımızın büyük kısmı terk edilmiş durumda, tarlalarımızda ekilmemektedir. Buda ekim dikim dönemi köyde bulunamadığımızdan olsa gerek. Yani çalışacak fertler bulunmadığından....05 Aralık 2011, 20:06 tarihinde AYTEKİN AVCI 48 ekledi.
Merhaba sevgili dostlar. Babamın devlet memuru (öğretmen) olması hasebiyle dünyaya gözlerimizi açmamız gurbet ellerde olmuş, çocukluğumuzun bir bölümü çok sevdiğim köyümüzde geçmiş gençlik yıllarımızın büyük bir bölümü de öğrenci olmamızdan (Lise-Üniversite) dan dolayı gurbet ellerde geçmiştir. O günün şartlarından dolayı memleketime köyüme yakın iş bulamamızdan dolayı yine gurbet ellere düşüp kaderimiz ta Bursalara Karacabeylere atmıştır. Yaklaşık 17 yıldır da köyümden uzak gurbet ellerde yaşamaktayız. Üniversiteyi bitirip iş hayatına atılıncaya kadar zamanımızın büyük bir kısmı köyümde geçmiş idi. Nihayetinde köye son gidişim 12 yıllık bir aradan sonra 2008 yılının Ağustos ayında nasip oldu. 12 yıllık geçmişe baktığımda köyde o kadar değişikler olmuş ki bunların bir kısmı sevindirdiği gibi büyük bir kısmı da beni derinden hüzünlendirip yaralamıştır. Benim devrelerden önce yüksekokula gidenlerin hemen hemen tamamı öğretmenlik mesleğini seçerken ve öğretmen olarak iş hayatına atılırken, başta kendim olmak üzere bizden sonraki kardeşlerimiz öğretmenlik mesleğinin dışında diğer mesleklere yönelmiş ve iş hayatına atılmışlardır. Benim için fazlasıyla memnuniyet verici bir durum. Aşağı yukarı her meslekten kardeşlerimiz var. Köyümüz arazilerinin kıtlığı nüfusumuzun artışı geçim sıkıntısını da beraberinde getirmiş, saygıdeğer köylülerimiz hem kendilerinin hem de yeni nesil gençlerimizin hayatlarına yön verebilmek için köyümüzden göç etmek zorunda kalmışlardır. Bunun neticesinde de büyük şehirlerde ve özellikle de batı bölgelerinde bizim dönemimize göre daha kolay lise ve üniversite tahsilini yapma imkânını bulmuşlardır. Üniversite tahsilini bitiren gençlerimizde meslekleri icabı güzel yurdumuzun değişik yörelerinde iş hayatına atılmışlardır. Bunun doğal sonucu olarak ta başta kendim olmak üzere gençlerimiz köyümüz hatta ilimiz dışındaki gençler ile tanışarak evlenmişlerdir. Ha keza genç kızlarımız da köyümüzün dışına gelin gitmişlerdir. Netice itibariyle 20 – 45 yaşları arasındaki nüfusumuzun büyük çoğunluğu iş hayatının bir sonucu olarak köyümüzün dışında yaşamakta, mesleklerinin icabı izin alabilenler 20 -30 günlüğüne köye gidebilmektedir. Ama benim gibi köy dışından evlenen gençlerimiz izinlerinin bir kısmını zorunlu olarak eşinin ailesi veya eşinin memleketinde geçirmek zorunda kaldıklarından istedikleri zaman köye gidememektedirler. Ha keza köy dışına gelin olarak giden genç kız kardeşlerimizde öyle. İlkokulda okuduğumuz mahallemiz okulunda yaklaşık 50 öğrenci mevcut iken günümüzde maalesef okulumuz kapalı. Büyük göçün acı bir neticesi. Yine ilkokul yıllarında mahallemde kış aylarında hemen hemen her binada evde (Yaklaşık 50 hane) baca tüterken günümüzde maalesef bu sayı 5-6 yi geçmemektedir. Evlerimizin bir çoğu bakımsızlıktan (Sahipleri köyde oturmadıklarından) harabe halinde ve çökmek üzere. Yine köyde yaşadığımız gençlik yıllarımızda tarlalarımızın hemen hemen tamamı ekilmekte iken, çayırlarımız biçilmekte iken şimdi maalesef çayırlarımızın büyük kısmı terk edilmiş durumda, tarlalarımızda ekilmemektedir. Buda ekim dikim dönemi köyde bulunamadığımızdan olsa gerek. Yani çalışacak fertler bulunmadığından. Bugünlük bu kadar yeter zannederim. Maksat muhabbet olsun. Vakit buldukça yeni yazılarımıza devam edeceğiz. Tabiî ki arayı fazla açmadan. Tekrar görüşebilmek ümidiyle hepinize saygı ve sevgilerimi arz eder sağlıklı ve esenlik dolu günler temenni ederiz. AYTEKİN AVCI (44) KARACABEY/BURSA Bu içerik 118 defa okunmuştur. Etiketler:
Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleriBir Yanıklı Düşünüyorum...Yanıklı için herkesin hayalleri, düşünceleri vardır. Onların hayata geçmesini de istemek her Yanıklılının en doğal hakkıdır. Hakkı olmasına hakkı da hayata geçer mi? İşte bunun yanıtını en güzel zaman verecektir. Benim de kendime göre bizim Yanıklı için hayallerim var. Aşağıda bunların bir kısmını sizlerle paylaştım.Yanıklıda Kadın Olmak...Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma' öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da, öğretmen de, doktor da, mühendis de, hukukçu da yetiştirmiştir bu analar. Az daha okuyup da ormancı olamadın mı? hikayeleri geçmişte kaldı artık, sanmayın ki bulurum artık bunu diyecek insanları. Aydın Artvinin aydın Yanıklısının anaları çoktan aştı o zamanları.Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||