Yanıklı'dan Deyimler

Köyümüzden derlediğimiz deyimlerdir....

09 Ocak 2011, 06:02 tarihinde Kadir Avcı ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 

Ağzı dilli: Konuşkan

Yongan evlat: Hayırsız

Kulağı kesik: Sabıkalı

Eski toprak: Yaşlı, bilge kişi

Sağ olana: İnşallah

Çam gibi delikanlı: Yiğit, cesur

Alaca dana: Göze batan

Katır yükü: Çok ağır

Hanazor Ayısı: Kaba, ilkel

Kars malı: Kaba, ilkel

Canı cehenneme: Acınacak Değil

Kirli çamaşır: Ayıp

Bayır bacak: Engebe, dağlık

Kör talih: Şanssızlık

Göz bayici: Nazarcı

At hırsızı: Azılı Hırsız

Kefen soyucu: Azılı hırsız

Bal dudak: Samimi geçinen

Tavuk körü: İyi görmeyen

Cümbüş: Eğlence

Tahtalıköy: Mezarlık

Yok deve: Abartıyorsun

Çil çocuk: Aile, ev halkı

A’ dan Z’ ye: Baştanbaşa

Ağzı dualı: İyi niyetli

Kol gezmek: Hızla yayılmak

Kapıya bakmak: Çok beklemek

Otur, oturduğun yerde: Sakin ol

Bin dereden su getirmek: Bahane

Sonradan görme: Şımarık

Ne oldum delisi: Şımarık

Tavdan patlıyor: Besili

Samsareye mi gitsem Sersata mı: Kararsız

Şıp demiş burnundan düşmüş: Anne babasına çok benzemiş

Çiğ süt emmiş: Yaramaz

Helal süt: Makbul

Kuş sütü ile beslemek: Özenle bakmak

Har vurup harman savurmak: Saçıp savurmak

Akan sular durdu: İşin şekli değişti

Açtı ağzını, yumdu gözünü: Ağzına geleni söyledi

Gelin güvey olmak: Erken heves

Para kaldırmak: Borç almak

İt yatağında ekmek kırığı: Kıtlık hali

Çil yavrusu gibi dağılmak: Bozgun

Çorbanın suyunu arttırmak: Misafir beklemek

Sağır sultan duydu: Herkes biliyor

Koç kellen sağ olsun: Telafi edilir

Sap gibi ortada kalmak: Şaşırmak

Külahıma anlat: İnanmıyorum

Yer yerinden oynadı: Çok ses yaptı

Ağzı açık: Geveze

Gözü açık: Uyanık

Sıfırı tüketmek: Çaresizlik

Topun ağzında: Hedefte

Nefes almak: Rahatlanmak

Çöpçatan: Evlilikte arabulucu

Yine kaldık bu bağlarda: Değişen bir şey yok

Hakkın Rahmetine Kavuşmak: Ölmek

Başını bağlamak: Evlendirmek

Yemeden, içmeden şükür: Teselli

Kız sahibi, kale sahibi: Yetki onda Gidenin makarı, gelenin sağdıcı: Her yerde o var

Kantarın topunu attırmak: Ayarı bozmak

Kel başa, şimşir tarak: Uyumsuzluk

Turşusunu kurmak: Boşuna saklamak

Elini taşın altına koymak: Sıkıntıyı baylaşmak

İğnenin deliğinden geçmek: Çok zorlanmak

Başı bozulmak: Eşi ölmek

Ot gibi yaşamak: Hayattan zevk almamak

Odlu topuzu yemek: Darbe almak

Ele, güne rezil olmak: Çok utanmak

Şeytandan şefaat beklemek: Boş dua

Ser verir, sır vermez: Ağzı sıkı

Baltayı taşa vurmak: Açık hata

Bir baltaya sap olmak: iş edinmek

Çam devirmek: Gaf yapmak

Tası toprağı toplamak: Ayrılma hazırlığı

Mala davara zararı yok: Etkisiz

Tepesi atmak: Çok kızmak

Kuş uçmaz, kervan geçmez: Tenha

Kuşa dönmek: Budanmak

Ölüp ölüp dirilmek: Çok zorlanmak

Dişine göre: Denk

Hapı yutmak: Yanılıp kaybetmek

Sudaki yosuna tutunmak: Boşa çabalama

İrsa ile Bursa bir araya gelse: Yolunda gitmek

Sulkubat tutmak: İmrenmekten doğan karamsarlık

Hangi dağda kurt öldü: Şaşılacak cömertlik var

Elden ayaktan düşmek: Yaşlanmak

Top vursa yıkılmaz: Sağlam

Bulanık suda balık avlamak: Boş iş

Alt tarafı kiraz bahçesi: Önemi yok

Bu iş yaş: Aksilik var

Kurda, kuşa yem olmak: Harcanmak

Yalandan deli olmak: Numara yapmak

Uçan kuşa borcu olmak: Batmak

Derin gösteriyor: Çok önemli

İnce elemek: Hasta görünmek

Attan inip eşeğe binmek: Geri kalmak

Kedi kafasına rastlamak: Belasını bulmak

Kızılcığın dibinde beklemek: Ham hayal

Yüz bulmak: Şımarmak

Boş mezar aramak: Hazırcılık

Ne yersen ye: Ölümünü bekle

Üflesen düşecek: Zayıf, dermansız

Yoldan çıkmak: Kötü hallere düşmek

Etliye, sütlüye karışma: Sana ne?

Sütten ağzı yanan: Darbe yiyen

Diş geçirmek: Gücü yetmek

Başı ağırmak: Sıkıntıya kalmak

Ne halin varsa gör: Karışmam

Etme, bulma dünyası: Sebep-sonuç

Öl de, öleyim: Emrindeyim

Çarçabuk: Acele

Göz ağrısı: Aşk, sevda

Karın ağrısı: Eski hesap

At değil, deve değil: Önemsiz

Karanlıkta ıslık çalmak: Kendine cesaret vermek

Ağzından, burnundan gelmek: Hayrını görememek

Baş aşağı: Tersine

İki seksen uzanmak: Düz yatmak

Yıkıl karşımdan: Uzaklaş

Karda gidip izini belli etmemek: Sinsi

Saçını, başını yolmak: Çıldırmak

Evi satıp, bacada gezmek: Her şeyini kaybetmek


Bu içerik 462 defa okunmuştur.

Etiketler: Yanıklı'dan Deyimler 

Yanıklı'dan Deyimler bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

Yanıklı'dan Deyimler bu içeriği Google de ara ...

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ