Biz Hep Çocuk Kalmalıydık

Hepimiz çocukluğumuza dair özlemlerle yaşarız. kimimiz acılar içinde, kimimiz mutluluklar içerisinde geçirdiği çocukluğundan hayata anlamlar yükler. şairlerin sıklıkla vurguladığı temalardandır. çocukluk günleri. ...

12 Ocak 2011, 01:02 tarihinde Hasan Avcı-(İst.) ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 

Hepimiz çocukluğumuza dair özlemlerle yaşarız. kimimiz acılar içinde, kimimiz mutluluklar içerisinde geçirdiği çocukluğundan hayata anlamlar yükler. şairlerin sıklıkla vurguladığı temalardandır. çocukluk günleri.
Güneş daha farklı doğuyordu üstümüze, kuşlar daha farklı ötüyordu, hesap kitap yoktu çocuğun dünyasında. Acı dediğin, oyun oynarken dizinden akan kandan, akşam eve gidince annenden yediğin dayaktan, ödev yapmayınca öğretmeninden yediğin fırçadan, elinden kanatlanıp uçan balondan ibaret değil miydi?
Çizgiler çizerdin toprağa, taş atardın ırmağa, çaktırmadan komşunun bacasına, elmasına, armuduna... küçücük alanlarda büyük takımlar kurup maç ederdin dar gelmezdi sa na o küçücük alan. oysa şimdi koca stadyumların sığdığı kalabalık ve büyük şehirlerde yalnızları oynayacağını nerden bilebilirdin ki. hangi halı saha maçından aldın, akşam ezanıyla bıraktığın, patlak lastik topun peşinden koştuğun maçtaki tadı?
Bir elinde kuru mısır ekmeği(cadi), bir elinde soğan cücüğü ya da moşuşuli peynir, seni mutlu etmeye yetmez miydi? hangi lüks lokantada içtiğin çorba, annenin köy sobasında bereketli elleriyle pişirdiği Puşruk aşının tadını verdi sana?
Bayram sabahları vardı birde. Her evden yükselen bişi kokularıyla uyandığın bayram sabahları. Nasıl hatırlamazsın o bayramları ki, kapına gelen çocuklar verdiğin bir şekere burun kıvırarak değil büyük bir iştahla sarılırdılar hani.
Dünya köyünden ibaretti senin için, akşam gelen köy minibüsleri, farklı bir heyecan vermez miydi sana? küçücük minübüsler kocaman umutlar taşımaz mıydı? Kiminin kocası, kiminin asker evladı, kiminin tahsilden dönen çocuğu gelince köyün her hanesinde aynı sevinçle karşılanmaz mıydı? Şimdiyse üst katında oturan komşunun kaç çocuğu olduğundan bile haberdar değilsin. Bu nasıl bir komşuluktur hiç düşündün mü?
"Bu gün Komşuna selam verdin mi?" diye soruyor belediye afişleri. Sahi sen en son nezaman verdin tanımadığın birine Alllah'ın selamını? "Selamı yayınız!" diye buyurmuyor muydu Peygamberimiz? oysa ki çocukken köydeki herkes senin yakınındı değil mi? Selam vermeden geçsen ayıplanırdın belki.
Hatırlar mısın sabah ansızın okunan salaları? Korkuyla dinlediğin salaları. Köyün herhangi bir köşesinde ölen birinin acısını taa yüreğinde hissederdin hani. Sahi şimdi bir sala duyduğunda müzik dinlediğin kulaklıkları kulağından çıkartıyor musun, ya da yediğin yemeği bırakıyor musun?
Oyunlarımız vardı hani, her biri eğlence kokan, öğreten oyunlarımız. Mendil kaparken, yemyeşil kırlarda koşardım gülümseyerek. Şimdi hangi hangi bilgisayar oyununun kahramanısın? Oyun bile olsa insanları vurmaktan nasıl zevk alıyorsun. Polat Alemdarla birlikte mi sıkıyorsun sende silahi? İçindeki çocuk hatırlatmıyor mu sana geçmişini?
Sahi senin için çocukluk ne ifade ediyor hiç düşündün mü?
Kendimi ifade edemediğim zamanlarda olduğu gibi yine şairlerin güzel şiirlerine takılıyorum, ne güzel anlatmış şair:



Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Üç taş, üç cam olmalıydı hayat.
En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı
ve en büyük acımız
öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı.
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Büyümeye özenmeliydik büyümeden...
İnsan dediğin,
yürüdükçe yorulan, yoruldukça yanılan,
yanıldıkça ağlayan bir taş değil mi?
Çözmesi zor değil.
Sen ansın, yaşanan zaman...

başka söze ne hacet...


Bu içerik 313 defa okunmuştur.

Etiketler: Biz Hep Çocuk Kalmalıydık 

Biz Hep Çocuk Kalmalıydık bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

Biz Hep Çocuk Kalmalıydık bu içeriği Google de ara ...

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ