Yanıklının Yanıkları

İlkokuldayken Kadir Hocamız derste köyümüzün isminin nerden geldiğine dair bizlere bilgi vermişti. İki durumdan dolayı mı desek efsaneden dolayı mı desek köyümüzün bu ismi alabilmiş olacağını belirtmişti....

12 Ocak 2011, 01:08 tarihinde Hasan Avcı-(İst.) ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 

İlkokuldayken Kadir Hocamız derste köyümüzün isminin nerden geldiğine dair bizlere bilgi vermişti. İki durumdan dolayı mı desek efsaneden dolayı mı desek köyümüzün bu ismi alabilmiş olacağını belirtmişti. Birincisi köyde eskiden büyük bir orman yangını çıktığını ve bu yangın nedeniyle köyün isminin yanık ormanlar nedeniyle “Yanıklı” olarak kaldığını; ikincisi ise köyümüzde çok aşığın çıktığını bu nedenle köyün isminin “Yanıklı” olarak adlandırıldığıydı. Eğer yanlış hatırlıyorsam hocamızın affına sığınıyorum. Bana nedense ikinci hikâye daha uygun gelmişti o zamanlar. Bu nedenle Yanıklı ismi Aşk ile özdeşleşmiştir bende.
Bizde dağları delen Ferhat, çölleri geçen Mecnun, Züleyha’ya kavuşamayan Yusuf olmadı belki ama köyün en sessiz, en sakin adamlarının bile ne aşklar yaşadığını dinleyerek büyüdüm ben. Acının, hüznün, sevginin topraklaştığı köyümüzde, aşkın da farklı bir tadı olmalıydı elbette.
Köy yerinde çetindir yaşamak, insanlar iç içedir köylerde. Herhangi bir evde olan bir olay günü geçmeden duyuluverir ayaklı gazeteciler vasıtasıyla. Bu nedenle bilirsiniz ki Moklit’te bir kız kaçsa yarım saat içinde duyuluverir köyün en uzak yerinde. Âşıksanız eğer, canınızı sıkacak dedikodulara dayanmak zorundasınız.
“Ankara’da âşık olmak zor güzelim.” Diyor ya bir şarkı, Yanıklı’da âşık olmak daha meşakkatli belki ama mutlu sonla biten aşkların sayısı hiç de az değildir bizde. Meşakkatli dedik ya, biz göremedik o yılları ama anlatanlardan duyduk nasıl aşklar yaşandığını, ne çileler çekildiğini ne kavgalara şahit olduğunu bu toprakların.
Yanıklı’da âşıksan eğer, nelere katlanman gerektiğini de bileceksin, sonu uzayıp giden bir liste sunabilirim sizlere, ama şimdilik sınırlı kalsın eklemek isteyenler yorumlarıyla ekleyebilirler akıllarına geldikçe…
Yanıklı’da âşıksan eğer:
Aşkını kalbinde yaşayacak, kimselere belli etmeyeceksin,
Kışın soğuğunda uzun yol yürüyecek belki görmeme pahasına da olsa bu uzun yoldan şikâyet etmeyeceksin,
Yayla zamanı, sabahın köründe kalkacak, ineklerin peşine takılacak ve onu görmek ümidiyle yanacaksın. Eğer yoksa malların şuvagora gibi yakın bir yere sürülmesini isteyecek, eğer ordaysa Hozbirul’a gidilmesi için dua edeceksin. Dönüş yolunda arkasından ürkek ve sessiz adımlar atarak seyredeceksin sevdiğini. Onun orda olduğunu bilmek seni mutlu etmeye yetecek,
En güzel kıyafetlerini giyecek, evinin olduğu yol üzerinde uzun turlar atacaksın,
Oynamasını biliyorsan, oynayacak aralarda süzeceksin sevdiğini, oynamasını bilmiyorsan kenarda durup kimselere çaktırmadan çapkın bakışlar atacaksın sevdiğine,
Bağrın yanacak aşktan, gecenin bir vakti Sakuri sırta geçip kicina atacaksın, atacaksın ki sana kızını vermeyen babası bile duyacak sesini,
Yayla evlerinin cicinalarından sevdiğinin yolunu gözleyeceksin etraftakilere çaktırmadan,
Tema Vakfıyla karşı karşıya geleceğini bilsen de yolda gördün soclara, çamlara baş harflerini kazıyacaksın elindeki dehreyle sevdiğinin ve senin,
Hani erkeksin belki karizmanı çizdirebilir bu işler ama belki pınar basında görürüm diye su taşıyacaksın evine,
Ormana yevmiyeye giderken sabahın köründe en güzel türkünü onun için söyleyeceksin.
“Ormanların gümbürtüsü başıma vurur,
Nazlı yârin hayali karşımda durur.
Lokman Hekim gelse yaram azdırır,
Yaramı sarmaya, yar kendi gelsin.”

Teybin sesini sonuna kadar açacak, en içlisinden bir Ferdi şarkısı göndereceksin sevdiğine,
Güz mevsimi mısır seçmeye gideceksin, bir yandan mısır seçecek, bir yandan kaçamak bakışlar atacaksın sevdiğine,
Sevdiğine kavuşmanın hayaliyle elinde iğne iplik aşkını tülbentlere dökeceksin,
Dnalvara’nın bayırlarında çobanlık edecek, Moliyent düzünde moçvi yeme bahanesiyle kimse görmeden konuşacaksın sevdiğinle,
Bahar gelecek, Çavliyent’e gideceksin, yolda gördüğün kelimelerle anlatılmayacak güzel kokulu mor tutyadan bir demet toplayacak, kokladıkça sevdiğini anacaksın…
Benden bu kadar.
Yanıkılı da âşıksan eğer………………………………………………………… Boşlukları bir de siz doldurun.


Bu içerik 310 defa okunmuştur.

Etiketler: Yanıklının Yanıkları 

Yanıklının Yanıkları bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

Yanıklının Yanıkları bu içeriği Google de ara ...

Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ