| |||
Çocukluğum(uz)Bir tarafta çalışkanlığına hayran olduğum, geçimini sağladığı toprağa aşk derecesinde bağlı Tayyar Dedem, bir yanda elinde Osmanlıca kitabı belinde baltası ormana oduna giden Derviş Hasan Amca, bir yanda İstanbul beyefendilerindeki giyimi ve nezaketi aratmayan tavırlarıyla Muzaffer Dede, bir yanda çok çalışmaktan mı yoksa hayatın hakiki y...12 Ocak 2011, 01:39 tarihinde Hasan Avcı-(İst.) ekledi.
Bir tarafta çalışkanlığına hayran olduğum, geçimini sağladığı toprağa aşk derecesinde bağlı Tayyar Dedem, bir yanda elinde Osmanlıca kitabı belinde baltası ormana oduna giden Derviş Hasan Amca, bir yanda İstanbul beyefendilerindeki giyimi ve nezaketi aratmayan tavırlarıyla Muzaffer Dede, bir yanda çok çalışmaktan mı yoksa hayatın hakiki yükünü taşımış olmanın ağırlığıyla mı eğilmiş bilmem Nahrak’a doğru giden Gülbeyaz Nene, bir yanda nurani yüzlü Hido Nene, bir yanda demirci dükkânında Süleyman Dede, bir yanda yolun başında oturmuş kızları ile sohbet eden şen şakrak gülüşüyle insanlara neşe veren Sevgül Yenge, bir yanda “co Selim” nidasını her sabah duyduğum Hevo Abla, bir yanda balkonda oturmuş elinden hiç düşürmediği mushafıyla Muhsine Nene ve daha isimlerini sayamadığım büyüklerim... Geçmişimi aydınlatan nice yüzler arasında hatırlayabildiklerim… Bilindik bir cümle… Hayat olanca güzelliğiyle geçip gitti ve hepimiz bir yana savrulduk. Muhammet ALTUN Şırnak idil’de İngilizce Öğretmeni, Kazım AVCI Erzurum Pasinler’de Sosyal Bilgiler Öğretmeni, Hamit AVCI Artvin Borçka’da sınıf öğretmeni, Engin AVCI Samsun TÜİK’te üst düzey Memur, Bilgehan AVCI Ankara’da Özel Hukuk Bürosunda Avukat(Yanıklı İsviçre Temsilcisi), Hasan AVCI Rize Eğitim Fakültesi’nde Öğrenci İşleri Sorumlusu(O şimdi asker), Nurettin AVCI İstanbul Pendik’te Polis, Özlem AVCI İstanbul Yapıkredi Bankası’nda Avukat, Necla AVCI Artvin’de Ebe, ve ölümünü hatırladığımızda gözlerimiz yaşartan sevgili arkadaşımız SONER… Evet, hepimiz farklı farklı yerlerde dahi olsak hepimizin kalbi Yanıklı’da. Ve Ruhumuz Ogeça’daki dedemin çayırında top koşturuyor. Tabiî ki fonda Sirt’tan Gülise Nenemin “Çocuklar çayırı ezmeyin” sesi geliyor Şimdi yine çocuk olsam ve o soğuk kış gününde gümbür gümbür yanan sobanın etrafında oturup ders dinleyen halime dönebilsem keşke. Keşke yine yaramazlık yapsam ve ne kadar fırça yesem de öğretmenimin elinden sıkı sıkı tutup; öpebilsem… “sağolun öğretmenim biz bu gün bu yerlerdeysek sizin emeğinizle buradayız. Sağolun Mevlüt Öğretmenim, Kadir Öğretmenim. Biz Yanıklı Yaylalar İlkokulu’nun o küçük sınıfından çıkıp bu koca şehirlere sizler sayesinde gelebildik” diyebilsem… Keşke Yanıklı Yaylalar İlkokulu’nun penceresine konan bir kuş olup çocukluğumu tekrar tekrar seyredebilsem… Bu içerik 234 defa okunmuştur. Etiketler:
Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleriBir Yanıklı Düşünüyorum...Yanıklı için herkesin hayalleri, düşünceleri vardır. Onların hayata geçmesini de istemek her Yanıklılının en doğal hakkıdır. Hakkı olmasına hakkı da hayata geçer mi? İşte bunun yanıtını en güzel zaman verecektir. Benim de kendime göre bizim Yanıklı için hayallerim var. Aşağıda bunların bir kısmını sizlerle paylaştım.Yanıklıda Kadın Olmak...Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma' öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da, öğretmen de, doktor da, mühendis de, hukukçu da yetiştirmiştir bu analar. Az daha okuyup da ormancı olamadın mı? hikayeleri geçmişte kaldı artık, sanmayın ki bulurum artık bunu diyecek insanları. Aydın Artvinin aydın Yanıklısının anaları çoktan aştı o zamanları.Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||