| |||
Gurbeti Sıla EyledikArada sırada köydeki yaşamlarını anlatarak nereden nereye& gelindiği konusunda bir fikir vermelidirler. Dünün mayasıyla yarının hamurunu yoğurmalıdırlar...12 Ocak 2011, 23:48 tarihinde Muhammet Avcı ekledi.
İnsanın memleketi gibisi var mı? Ne olursa olsun ‘memleketim memleketim’ der, insan. ‘Taşına, toprağına kurban olayım memleketimin’. Eskiden böyle denirdi değil mi? Bülbülü altın kafese koymuşlar da ‘ah vatan, vah vatan’ sözü çelik çivilerle çakılmış gibidir zihinlerimize. Ne türküler yakılmıştır şu gurbet üstüne. ‘Ey gidi günler ey’ der babalarımız. Köyümüzde yaşı ilerlemiş insanlarımız yaşamışlardır tüm bunları. Evet! Gurbet nedir bilir misiniz? Yaban ellerde yüreğiniz hiç yabancılaşıyor mu? Buram buram memleketin kokusu yüreğinizi hiç yakıyor mu? İşte gurbet ellerde yaşayan bizler yaşamımızda önümüze çıkan bu köprüde, vatan hasretiyle yaşamı kabullenmekten başka çaremiz mi kaldı ki? Yaşam köprüsünün, ne bitimine ne de başına geri gelebiliyoruz. Biz bu köprünün ortasında debelenip duruyoruz.. İşte gurbet önce kalbimizi zorluyor. Vatan hasreti ile atan yüreğimiz fazla dayanamayıp birçok insanımızın kalp krizi geçirdiğini duymayanımız mı var? Bir fidanı yerinden söküp çok ıraklara da götürüp dikseniz yeşerip ağaç olur. Fakat bir ağacı yerinden söküp az öteye dikseniz kurur. İnsan da ağaç gibidir. Köylerinden çok küçük yaşta ayrılanlar yeni yurtlarına uyum sağlayıp yaşamlarını sürdürürler. Köyle ilgili hatıraları unuturlar. Fakat yetişkinler öyle değiller. Tıpkı o ağaç gibidirler. Hem bir ömür tükettikleri köylerini unutamazlar hem de yeni yerleşim yerlerinde iflah olamazlar. Sürekli ‘ah, of’ çekip dururlar. Köyden gelen birini duyduklarında yanına koşup hal havadis sorarlar. Fırsatını bulduklarında gezip görmeye köye gitmeye çabalarlar. Antalya tatili onları açmaz. Bugün gurbet diye kavram ortadan kalkmış durumda. Son zamanlarda gurbete giden kişiler artık yerleşmiş gittikleri yerlere. Doğdukları yeri değil, doydukları yeri vatan eylemişler. Peşinden gelen çocuklar ise köye gitmeyerek köye yabancılaşmış. Doğup büyüdükleri yer vatan olmuş adeta. Köy çekici gelmiyor onlara artık. Havasıymış, suyuymuş masal gibi geliyor yeni kuşaklara. Gençler bir fırsatını bulduklarında köylerine değil Kıbrıs’a uzanıyorlar tatillerde ve bayram günlerinde. Yetişkinlerden bazılarının köyde ana- babaları olanlar hem onları ziyaret etmek hem de doğup büyüdükleri yerleri görmek için gidiyorlar arada bir. Kimisi de ancak köyde vefat eden yakınlarının cenazelerine yetişmeye çalışıyor. Gurbette ölüm haberi almak ne zordur Allah’ım? Dedelerinin- ninelerinin çalılık ve dikenlerle kaplı kabirlerini ziyaret edip bir Fatiha okuyorlar yaşlı gözleriyle. Köyden ayrılanlar gittikleri yerlerde ev ve toprak edinip yerleşiyorlar. Oğullarını ve kızlarını köylü veya köyün dışındakilerle evlendiriyorlar.. Artık köyden göç edenler gemilerini yakmışlar. Dönüş onlar için bir hayal. İmkân bulanların mezarlık yerleri bile var. Öldüklerinde köye cenazeleri bile gitmiyor çoğunun. Gurbeti sıla eylemişlerdir bu insanlar artık. Ne zaman bir memleket türküsü duysalar yürekleri alev alev olup yanıyor. Nasılda yalnız hisseder insan kendini böylesine yoğun duygular yaşarken. Elden ne gelir. Çünkü köy bu insanlara dar gelmiş, dövüne dövüne terk etmişler köylerindeki evlerini, barklarını, …yakınlarını. Kimi satıp gelmiş, kimi terk edip. Kışın köyler garip, yalnız, sessiz ve çaresiz. Ne camide cemaat var ne okulda çocuk. Adeta cenazeyi kaldıracak kimse yok. Birkaç evde ya birkaç dede ya da ninenin bacası tütüyor. Onlar da gurbetteki yakınlarının yanına gidiyorlar. Birkaç ay beraber kalıyorlar evlatlarıyla ve torunlarıyla. Halkın lisanında ‘kışlıklar’ deniyor bu mevsimlik insanlara. Şehir hayatının acımasızlığına güç bela katlanıyorlar. Onlar artık evlerinin birer reisi değil misafiridirler ister istemez. Öğün sayısı üçten ikiye iniyor gurbet şartlarında. Şehrin kalabalığında yalnız ve kimsesizdirler adeta. Kış boyunca hastane hastane dolaştırılıyorlar çaresiz. Göçmen kuşlar misali baharı gözlüyorlar. Köylerindeki özgün yaşamlarına iç geçiriyorlar. İletişim olanakları geliştikçe ve ulaşım imkânları arttıkça gelip- gitmeler tersine azalmış. Bir ‘Alo’ demekle yetinmeye çalışıyor günün insanı. Düğünlerde ve cenazelerde ancak birbirlerini görebiliyor. Zor yaşam koşulları insanlar arasındaki gönül köprülerini yıkıp atıyor bir kenara. İnsan, o eski günlerindeki yoksul ama neşe dolu anlarını arıyor. Bayramları da bir hüzün kasırgasına dönüşüyor. Kaç keşke geçiriyor, kaç ah çekiyor derinden her bayram sabahı gurbet insanı. Bayram namazlarında yönü kıbleye, gönlü sılaya dönüktür. Kapatıp gözlerini, bir kuşkanadıyla konası geliyor köy camisinin serin avlusuna. Eski bayramlara özlem duyuyor. Bayramların sıradan bir tatil günlerinden farkı yok. Mesajlaşarak günü kurtarıyor adeta. Köyümüzün eskimeyen geleneklerinden olan kurban etinin paylaşım sisteminin yerinde yeller esiyor. Bayramlarımızın olmazsa olmazlarından olan ‘bişi’ sofraları süslemiyor artık. Köyden kente göç edenler şehir hamuruyla yoğrula yoğrula köyün değerlerini unutmuşlar. Artık şehir insanları öyle yutmuş ki. Bizi kendine uydurmuş. Bir bina içerisinde kimsenin birbirinden haberi yok, Selamlaşmalar da kesilmiş adeta. Komşular ve akrabalar arasında gidip- gelmeler bile bayramdan bayrama zoraki ziyaretlere dönüşmüş. ‘Komşu komşu hu hu’ nidaları bir masal olmuş. Gurbetteki Yanıklılılar son senelerde sitemizin düzenlediği Bahar Şenlikleri’nde buluşup özlemlerini gidermektedirler. Ülkemizin dört bir yanına dağılan ‘Gurbet Kuşları’ bir yuvada bir araya gelip hem gönüllerince eğlenip hem de stres atmaktadırlar. Bu etkinlik aynı zamanda tanışmayı ve kaynaşmayı da sağlamaktadır.’Kimin, nerede ve nasıl’ yaşadığı konusunda da yararlı olduğu bilinmektedir. İnsanlarımızın ‘Senede Bir Gün’ü bu ‘Büyük Buluşma’ya ayırmaları ölümsüz izler bırakmaktadır. Bu etkinliğin içeriğinin zenginleştirilerek sürdürülmesi Yanıklı insanının dünyaya açılması açısından önemli olduğu görülmektedir. Şenlik kapsamında sergilenen ‘Berobana’ gösterisi, konuklara ikram edilen ‘bişi’, oynanan halk oyunları ve yorumlanan halk türkülerimiz kültürümüzün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması noktasında da değer taşımaktadır. Gurbetteki Yanıklılıların bağımlı oldukları yanıklı web, bu insanlara Yanıklı’da olan- bitenleri haber vermekte, Yanıklılıların mutlu ve acı günlerini duyurmaktadır. Köy fotoğraflarını ve videolarını paylaştırıp insanlarımızın köy kültürünü yaşatmaları amaçlanmaktadır. Ayrıca köyle ilgili yazılarla köye olan özlemlerini hafifletmeye çalışmaktadır. Yaşları ilerlemiş insanlarımız, yeni nesle ‘Orda bir köy var uzakta, O köy bizim köyümüzdür’ şarkısını belletircesine fırsat bulduklarında köylerine götürüp gezdirmeleri, köylerini sevdirmeleri gerekir. Köyün kültür değerlerini benimsetmeleri, kültürlerin nesilden nesile aktarılması açısından önemlidir. Arada sırada köydeki yaşamlarını anlatarak ‘nereden nereye’ gelindiği konusunda bir fikir vermelidirler. Dünün mayasıyla yarının hamurunu yoğurmalıdırlar. Muhammet AVCI 14 Kasım 2010 Akyazı/ Sakarya
Bu içerik 255 defa okunmuştur. Etiketler:
Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleriBir Yanıklı Düşünüyorum...Yanıklı için herkesin hayalleri, düşünceleri vardır. Onların hayata geçmesini de istemek her Yanıklılının en doğal hakkıdır. Hakkı olmasına hakkı da hayata geçer mi? İşte bunun yanıtını en güzel zaman verecektir. Benim de kendime göre bizim Yanıklı için hayallerim var. Aşağıda bunların bir kısmını sizlerle paylaştım.Yanıklıda Kadın Olmak...Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma' öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da, öğretmen de, doktor da, mühendis de, hukukçu da yetiştirmiştir bu analar. Az daha okuyup da ormancı olamadın mı? hikayeleri geçmişte kaldı artık, sanmayın ki bulurum artık bunu diyecek insanları. Aydın Artvinin aydın Yanıklısının anaları çoktan aştı o zamanları.Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||