| |||
|
Zaman akıp gidiyor ve değişiyor. Değişen zamana ne kadar ayak uyduruyoruz? Geçen zamanla birlikte bizlerde değişiyor muyuz? Yoksa eskide mi kalıyoruz? Çocukluğumu düşünüyorum da her şey ne kadar farklıydı. Yaşam daha mı zordu yada daha mı kolay? Bazen o eski günleri özlüyorum. Sanki o zaman yaşamak daha bir anlamlıydı. Yaşananlar sanki daha içten daha gerçekçiydi. Şimdi her şey teknolojiye döndü. Yaşam daha da kolaylaştı. Ama o eskinin içtenliği, gerçekliği kaldı mı acaba diye düşünüyorum. Eskiden mektuplar vardı. Duygularımızı, özlemlerimizi anlattığımız. Tebrik kartları vardı. Şimdi bunların yerini bilgisayarlar ve telefonlar aldı. Sevdiklerimize kolayca ulaşıyoruz. Ama o içtenliği eskisi gibi yansıtıyor muyuz? Biz çocukken sokakta kostik, bila, harpçılık, koco v.s oynardık. Düşerdik, kalkar yine oynamaya devam ederdik. Şimdi çocuklar sokağa çıkmıyor. Bilgisayar başında oynuyorlar. Bizim oynadığımız oyunları bilmiyorlar bile. Arkadaşlığın keyfini çıkaramıyorlar. Adeta robotlaşıyorlar. Komşuluk ilişkileri vardı. Şimdi aynı apartmanda insanlar birbirini tanımıyorlar. Herkes kendi dünyasında, hayat kavgası adına kendini yalnızlığa mahkum ediyor. Eski dostlukların yerini makinalar alıyor gün geçtikçe. Bunun sonucunda birbirine muhtaç olan insanlar yalnızlığın verdiği bunalıma sürükleniyor. Tabi ki gelişen zamana ayak uydurmalıyız. Yaşamı kolaylaştıran teknolojiyi kullanmalıyız. Her şey biz insanların daha iyi bir yaşam sürmesi için yapılıyor. Ama değerlerimizi kaybetmeyelim. Duygularımızı soğutmayalım. Bir insanın gözünün içine bakarak konuşmak mı daha keyif verici telefonda konuşmak mı? Ya da hangisi daha etkili olur. Gelişimci ama ilişkilerimizi daha sıkı tutalım. Teknolojiyi yaşayalım ama birbirimizden uzak olmayalım. Ne yazık ki görülen şu, teknoloji geliştikçe insanlar birbirlerinden daha çok uzaklaşıyor. İçimden tek teknoloji gelişmeseydi de 25 sene önceki samimiyeti ve içtenliği yaşıyor olsaydık diyesim geliyor. 25 sene önce kazandığımız alışkanlıklar ve arkadaşlıklar daha içten ve daha kalıcı. Asla o havayla teneffüs edilen arkadaşlıklar günler geçse de unutulmuyor. Şimdi her şey bir çıkar ilişkisine bağlanmış eğer menfaat yoksa arkadaşlık da dostluk da bitiveriyor. Gelişime açık fakat değer yargılarımızı kaybetmeden yaşayalım. Aile kavramını yitirmeden, komşulukları bitirmeden, dostlukları sanal yapmadan yaşayalım. Her şeyin gerçekçi ve içten olması temennisiyle. Tüm dertleriniz kum zerrecikleri kadar minnacık olsun. Saygılarımla.
Bu içerik 258 defa okunmuştur. Eskiye Özlem bu içeriği Yanikli.Com da ara ... Eskiye Özlem bu içeriği Google de ara ...İnsan ve Toplum Kategorisinin Diğer İçerikleriİnsan ve Toplum Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||