| |||
Yanıklım: Kışın başka, Yazın başka güzel!Yanıklım: Kışın başka, Yazın başka güzel!...16 Ocak 2011, 18:16 tarihinde Osman Avcı(M) ekledi.
Sayın Muhammet Hocamın sitedeki önerisine istinaden bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hasıl oldu ve açılışı ben yapayım devamı gelir diye dşünüyorum. Evet; YANIKLI, adı bile yetiyor insana. Bir başka oluyor kış Yanıklı’da, bizim dönemimizde 1980 lı yıllarda lise çağlarındayken okulda okuduğumuzdan dolayı köye anca 15 tatilde gidebilirdik. Neydi o günler değil mi? Yazın yaylada, Bila, koco, kvel . Kışın kayak, kartopu, imece, av v.s iyi eğleniyormuşuz o zamanlar gerçekten de. Yazı bir başka , kışı bir başka güzelmiş, Kaderde bu oyunlara kısa birer bakış atmak ve neymiş ne değillermiş hatırlamak da varmış. O dönemlerde fazla araba yoktu, kışın çok kar yağdığından yollarda kapalı olur araba çıkamazdı. Çiftehanlarda inerdik Şavşat arabalarından ve tabana kuvvet verilirdik yollara ilk mola yerimiz bağlar olurdu Muhammet (ALTUN) Amcanın evinde. Dinlendikten sonra tekrar akşam olmadan yollara düşerdik karları yara yara ve Barakaya ulaşırdık. O zamanlar Baraka çok daha şen ve şakraktı, hatırladığım kadarıyla 4 bakkal vardı ve hepside iş yapıyordu. Barakada amcaoğlunun (Mevlut AVCI) bakkalına uğrardık mola vermek için birazda burada takılıp muhabbet ettikten sonra akşama doğru kokberete doğru yola koyulurduk barakadan, yukarıdaki mahallede oturanlarla beraber konvoy halinde. Muhabbet ederek mahalleye ulaşırdık ve karşıdan süzerdik genel görüntüyü. İlk durağım Rahmetli Süleyman amcamın evi olurdu. Allah rahmet eylesin. Eve vardığımızda akşam olurdu hoş beşten sonra yemekleri yerdik şunu antiparantez belirtmek isterim ki Kotanda pişen lobiyonun (fasulye) tadina doyamazdım, bir başka oluyor kotanda pişen lobiyonun tadı. Muhabbet edip hasret giderdikten sonra yol yorgunluğundan olsa gerektir sıcağında vermiş olduğu etkiyle mayışır kalırdık ve düşerdik yatağa. Ertesi günü kalkardık ve önce evin girişlerine kardan tüneller yapardık, yollara çukur kazıp üzerini kapatır ve tuzak kurardık yoldan geçenlere ve içine düşmelerini seyrederdik, daha sonra arkadaşlarla buluşurduk ve orokdareye gider akşama kadar orda kayak kayar, kartopu oynar eğlenirdik. Köyde gündüz başka akşamları da bir başka güzel olurdu. Gündüz senfonisi bittikten sonra akşam senfonisi başlardı. Gündüzden gider tanıdıklarımızla görüşür ve akşam için ırgat düzenletirdik yün eğirmek için, aslında yün bahane maksat muhabbet olsun, herkese haber verirdik ve akşam olunca orda toplanılırdı genç ihtiyar. Geç saatlere kadar muhabbet ve eğlence devam eder herkes birbirini orda görür ve hasret giderirdi. Bu iki senaryo gece ve gündüz için hergün tatil bitene kadar tekrar ederdi ve herkes stresten arınmış olarak işi olan işine okulu olan okuluna geri dönerdi zinde ve dinlenmiş olarak. Ama şimdi öylemi artık eski muhabbet ve eğlence kalmadı gördüğüm kadarıyla. Çünkü köyde kimse kalmadı birkaç haneden başka, herkes gurbet ellerine çekildi ve geçim derdine düştü, eğlenecek muhabbet edecek durumu kalmadı. Her şey geçmişte kaldı ve sadece burada hatıralarımızı anlatarak sanal alemde yaşamaya çalışıyoruz. Görüyorum ki artık eski heyecan eski neşe eski muhabbet eski arkadaşlıklar kalmamış kimsede, bizler hala o günleri yad etmeye çalışıyoruz hatıralarımızla. O dönemlerde düğünlerde bir başka olurdu köyde saatlerce bitmezdi 5 dakikada varılabilecek mesafeler, oysa şimdi salonlarda işler hallediliyor iyi ki salonlar icat oldu!!!. Köroğlu misali “tüfek icat oldu mertlik bozuldu” misali. Salon icat oldu düğünlerin tadı bozuldu. Hayat bu işte, neden hep geçmişe özlem duyuyoruz acaba? Acaba neler değişti? Neden değişti? Bunları kim değiştirdi? Bizler farkında olmadan başka bir dünyayamı geçtik boyut değiştirerek . Ben herhalde böyle olduğunu düşünüyorum çünkü heryer her şey aynı ama değişen çok şey var. Başka bir boyutta olmasak aynı sahneleri yaşıyor olmamız gerekirdi. Aslında yazılabilecek çok şey var ama buna zamanımız yetmez. Görülen o ki o günleri o dostlukları çooook arayacağız. Muhabbetiniz bol dostluğunuz daim olsun. Tüm dertleriniz kum zerrecikleri kadar minnacık olsun. Saygılarımla.
Bu içerik 265 defa okunmuştur. Etiketler:
Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleriBir Yanıklı Düşünüyorum...Yanıklı için herkesin hayalleri, düşünceleri vardır. Onların hayata geçmesini de istemek her Yanıklılının en doğal hakkıdır. Hakkı olmasına hakkı da hayata geçer mi? İşte bunun yanıtını en güzel zaman verecektir. Benim de kendime göre bizim Yanıklı için hayallerim var. Aşağıda bunların bir kısmını sizlerle paylaştım.Yanıklıda Kadın Olmak...Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma' öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da, öğretmen de, doktor da, mühendis de, hukukçu da yetiştirmiştir bu analar. Az daha okuyup da ormancı olamadın mı? hikayeleri geçmişte kaldı artık, sanmayın ki bulurum artık bunu diyecek insanları. Aydın Artvinin aydın Yanıklısının anaları çoktan aştı o zamanları.Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||