| |||
Bayramlar Bayram Ola....!Bayramlar Bayram Ola....!...16 Ocak 2011, 18:43 tarihinde Osman Avcı(M) ekledi.
Orucuyla, teravihiyle, sahuruyla iftarıyla, gecesiyle gündüzüyle bir Ramazan- Şerif’i daha geride bıraktık. Elimizden geldiğince değerlendirmeye çalıştık. Maddi-manevi berekete ve inkişafa vesile olmasını diledik. Ve şimdilerde elveda besteleri mırıldanıyoruz gönlümüz buruk da olsa. Fakat bu hüzünlü besteye, huzurlu ve neş’eli bir beste daha karışıyor beri yandan: Bayram Sevinci.. Bayram deyince insanın içinde bir huzur beliriverir. Çünkü geçmiş ömrümüzde bayramları hep güler yüzle karşıladık, bize sunacağı güzellikleri gözledik. Yakınlarımızla, eş dostla kaynaştık, başka zaman görme, konuşma fırsatımız olmayan insanlarla bir araya gelme imkânını yakaladık. Bayramı vesile ederek hediyeler dağıttık etrafımıza. Gönüller aldık, kalpler kazandık. Bütün bu güzellikler, tatlı bir çağrışım bırakmıştır bizim zihnimizde. Bu yüzden de bayram denilince tebessüm ediveririz hafifçe.. Dinimiz meşru dairede neşelenmeyi mübah kılmıştır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Medineyi teşrif ettiklerinde, Medine halkının iki bayram kutladıklarını gördü. “Bu günlerin özellikleri nedir?” diye sordu. Oradakiler, “Biz cahiliyede senenin iki gününü eğlence günü olarak kutlardık” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, “Bu iki güne karşılık Allah size öyle iki gün vermiştir ki bugünlerden daha hayırlıdır.” buyurdu. (Ebu Davut, Salât 239, 245; Nesai, Iydeyn 1; Müsned, 3/103, 178) Bu hadisten de anlaşılıyor ki, eğlenmek Müslümanların da hakkı. Ancak, Allah’tan kopuk bir eğlence değildir bu. Tamamen dünyevileşmiş eski bir adetin yerine, içine Allah hoşnutluğunu Resulullah muhabbetini katarak işin bizcesini ortaya koymaktır. Yani, bayram günleri sadece yeme içmeden ibaret günler değildir. Hele hele eğlenceye ve sefahete dalma günü hiç değildir. Bayram günleri, Cenab-ı Hakk’ın bir nimeti ve Efendimiz’in bir sünneti olarak idrak edilir ve Allah’a şükür ile Efendimiz’i yâd etmenin yanında istikbalimizin de bayram olması temennileriyle değerlendirilir. Gezmelerimiz, konuşup neşelenmelerimiz, ziyaretlerimiz, yeme içmelerimiz de hep bu ruh haliyle ve bu çerçevede ele alınır. Bayramda, en başta yapılacak iki büyü vazife vardır: Bir, bayram namazı; iki, fıtır sadakası. Sadaka-i fıtır, zekâttan önce, oruçla beraber farz kılınmıştır. Bu bir yardımlaşmadır; orucun kabulüne, ölüm sekeratından ve kabrin azabından kurtuluşa bir vesiledir. Sadaka-i fıtır, ramazan bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacip olursa da bundan birkaç gün, hatta birkaç ay veya sene evvel de, sonra da verilebilir. Ancak bayram namazından önce verilmesi, fakirlerin namaza ve bayrama tasasız olarak iştiraklerini sağlayacağı için daha makbuldür. Bayram, bir tesellidir; oruç ibadetinden ve Ramazan ayının o anne kucağı gibi munis ve sıcak ikliminden ayrılmanın verdiği burukluğa karşı bir teselli.. Bayram bir şükürdür; bir ay boyunca, Allah’ın affına, merhametine ermenin ve cehennemden âzâd olmanın şükrü.. Bayram bir provadır; ebedi âlemde – inşaallah – kavuşmayı ümid ettiğimiz, esas bayramımız sayılan ve affedildiğimizin remzi olan cennet günlerinin ve Cemalullah’ı müşahede merasimlerinin provası. Nasıl cennette gıll u gış, aldatma, kıskanma, kin tutma, düşmanlık etme yoksa ve herkes halinden memnunsa, bayramlar da o günlerin birer provası olarak, bütün düşmanlık duygularından azade geçirilmeli, olumsuz tablolar bu günler vesile edilerek bir bir silinmeli, yerine sımsıcak kardeşlik resimleri çizilmelidir. Bayram günleri, günahlarımızın affı, kalbimizin uyanması ve merhamet duygularımızın kabarması için birer fırsattır. Affedemediğimiz insanların kapılarını çalıp - Allah’ın bizi affettiği gibi – affetmek için önümüze konulmuş bir imkândır. Bayramlar, ziyaret, ziyafet, sıla-i rahim ve kaynaşma zamanlarıdır. Cömertliğin en geniş dairede sergilendiği, güler yüzün hiç eksik olmadığı, kalbin bir güvercin kalbi gibi insanları incitmemek için titrediği özel vakitlerdir. Tekbirlerin, tehlillerin her yanda gürlediği, salâvatların her tarafı kuşattığı hususi zaman dilimleridir. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı kutlar tüm islam alemine barış, mutlulu, sağlık ve esenlikler getirmesini niyaz ederim. Tüm dertleriniz kum zerrecikleri kadar minnacık olsun. Saygılarımla.
Bu içerik 257 defa okunmuştur. Etiketler:
Gündem Kategorisinin Diğer İçerikleriNe Onunla, Ne OnsuzNe onsuz oluyor, ne onunla. Onunla olmuyor çünkü zenginlik kaynakları kendi nüfusunu barındıracak şekilde ortaya çıkarılmamış ve kullanılmıyor. Gittikçe artan nüfus ne üretecek, ne yiyecek, ne içecek? Okulu şantiye olmuş, Çocuğu nerede okuyacak? Ebe doğum yaptırmayı unutmuş, tansiyonla meşgul, imam, cumayı ve cenazeyi bekleyici olmuş. Ormanları var fakat kimseye bir ekmek kapısı olmamış. Üstüne üstlük daha da sefil bırakmış çalışanını.Annelerin Her Günü Kutlu OlsunBelki de bir gün bir mesaj gelecek telefonunmuza "Bakımevimiz'de son kampanya.. Annenize, anneler günü hediyesi olarak bakımevimiz'de bir hayat hediye edin..." şeklinde... Paraya ulaşmak için döktüğümüz zamandan arta kalan bir gün... Sadece bir gün... O da ruhsuz hediyelerle... Bu yazıyı yazmamın sebebi kesilikle anneler gününe olan inancım değil... Tam aksine nefretimdir... Modern kafaların insanların her şeyini bir takvime bağlayarak, köleliğe daha fazla zaman kalması için uydurdukları bayramlarGündem Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||