özellikle sabahları bu eli hayal ederim geçmişte beni şefkatle bağrına basan eli.korkularım olmazdı.Belki tedirginliğimide alırdı .bunu o elim ginden bir gün sonra farketmiştim hemen.ama her zaman böyle değildi elbette kusurlarımızda vardı geçmişin delhizlerinden süzülen ve o kutsal insanı o kutsal mabedin en güzide misafirini üzen hallerimizde olurdu elbette.
,
herhangi bir gün değildi herhangi bir zamandada yaşamıyorduk.Öyle bir zamandıki modernizm kabusu öyle bir bela türetmiştiki cahliye zamanlarında ortaçağlardaki vebadan daha elim en bilimsel çabaları bile boşa çıkarıp insanı çaresizlik içinde bırakan kanserle mücadele yıllarımızdı.
ne bir dal sigara içmişti nede katışıklı kanserojen maddelerle pakenlenmiş poşetlenmiş janjanlı şeylere meyiletmişti.Öylesine bir zamanda öyle bir felaketti işte.köhnemiş bir medeniyetin kalıntısı çernobil denilen köhne kültürü varlığı yerin dibine bir patlamayla batmış bir yerin dumanı gelmişti elbruz dağlarını tırmanarak ta karçal tepelerinin üzerinden yanıklıya dahi çöreklenmiş o temiz toprakları bile o köhnemiş anlayışın yarışı öylece kaplamıştı meğer.ağaçlar bile çürümüş meyvelerin yanları simsiyah büyümeye başlamıştı.belkide ineklkerimizin çoğusuda o zamanlar bu zamanenin elim vebasından telef olup gitmişti.
Herşey bir tarafa ama insanın canından canlarınnın gitmesi canını acıtıyor anneler günü canını acıtıyor sığınma güdüleri çaresizlik içinde rüyalarında bile annelerini arıyor.
Öyle bir zamana karşı bir yarışpın içindeyizki her kötüllük her zerre mikterı kötülük dahi insanlığın üzerine veba misali yayılıp ocaklar söndürebiliyor.termik santraller radyoaktif santraller tartışmaları yapılırken bazen korkuyorum güç sabvaşında insanoğlu varlığını evrenin varlığını bile feda edebilecek kadar benden sonra tufancı olabilir.
Onun için benim için anneler günü uzaktaki bir mezara hayali bir çiçek ve bir fatiha göndermekten ve bir hastane bahçesindeki bir çığlıktan öteye cennetteki bir annenin hayaliyle geçmektedir.
Belki yaşasaydı kadrini bilemezde belki üzüebilirdim korkusuyla düşlediğim bir anne ....gözlerinin kahverengisine denizlerin mavisini feda edeceğim annem...Burdan bunları söylemem doğrumu bilmiyorum ama bir çok akılın içinden bu kelimelerin geçeceğini umarak.Sana merhametli rabbimin yemyeşil bahçelerin içinden berrak derelerin aktığı katmikir tepesinden esen rüzgarlardan daha serin dolomiskaro pınarlarından daha berrak pınarlar içinde ahuvat düzünden daha engin düzlük ve kırlarda mutlu bir sonsuzluk ve rızıklandırılma diliyorum ve Rahmete kavuşmuş tüm diğer anneler içinde aynısını.Güzel anneler her ne olursa olsun masum annelere mutlu bir hayat ve erdem dolu sevgi dolu güzellik dolu tatlı tatlı evlatlar dilerim.saygı ve sevgilerimle.Askerlik yolcusuyum dualarınızı bekliyorum Allaha emanet olun...
Bu içerik 218 defa okunmuştur.
Etiketler:
Anne
çığlığında
cennetim
Anne çığlığında cennetim bu içeriği Yanikli.Com da ara ...
Anne çığlığında cennetim bu içeriği Google de ara ...