PROF. DR. HALAÇOĞLU ARTVİN'DE

PROF. DR. HALAÇOĞLU ARTVİN'DE

Yusuf Halaçoğlu ve Azeri sanatçı Cavit Tebrizi Artvin'e geldi....

26 Şubat 2011, 22:59 tarihinde Muhammet Avcı ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 


Azerbeycan Hocalı?da 19 yıl evvel 25-26 Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin dünyanın gözü önünde vahşice uyguladığı soykırımın yıl dönümü dolayısıyla Kamu-Sen Artvin İl Temsilciliğinin düzenlediği anma programın onur konuğu Türk Tarih Kurumu eski başkanlarından Yusuf Halaçoğlu ve Azeri sanatçı Cavit Tebrizi Artvin'e geldi.

6 Şubat Cumartesi(bugün)günü Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde saat 13.30’da yapılacak panele bütün Artvin halkı davetli olup Hocalı’da yapılan vahşetin bütün boyutunu en yetkili ağızdan Türkiye’nin en büyük tarihçilerinden birisi olan Halaçoğlu’ndan öğrenecek.
 
Azerbaycan ve Türkiye’de 19 yıldır aralıksız düzenlenen ‘Hocalı Katliamı’ anma programı için en çok tercih edilen ve aranan isimlerin başında kuşkusuz ki Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu geliyor. Halaçoğlu’nun gerek Ermeni sorunu konusundaki engin bilgisi, gerekse Türkiye’nin en büyük tarihçelerinden birisi olması nedeniyle en çok panellere çağrılan isimlerin başında yer alıyor.
 
Prof. Halaçoğlu, Kamu-Sen Artvin İl Temsilciliğinin davetini hiç düşünmeden kabul ederek Artvin’e geldi. Sadıkoğlu Otelin lobisinde bir süre dinlenen Halaçoğlu’nu, 08 Haber gazetesi başyazarı Sami Özçelik ziyaret ederek ‘hoş geldiniz’ dedi. Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Artvin’e ilk kez geldiğini, Türkiye’de gidemediği iki ilden birisinin Artvin olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;
 
“Türkiye’de gitmediğim iki il vardı. Bir tanesi Hakkâri, bir tanesi de Artvin’di. Artvin’e ilk kez geliyorum. Yarın (Bugün) Hocalı katliamının 19. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programı dâhilinde düzenlenen panelde konuşmacı olarak Artvinlilerle buluşacağım.”
 
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Kimdir?
 
1949 yılında Adana´nın Kozan kazasında doğdu. 1967´de liseyi, 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeniçağ Tarihi Kürsüsü´nden "Fırka-i İslâhiye ve Kozan" isimli lisans tezini hazırlayarak mezun oldu. 1974 yılında aynı üniversitede Yeniçağ Tarihi Kürsüsü´nde asistan, 1978 yılında "XVIII. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu´nda İskân Siyâseti" konulu doktora tezi ile doktor oldu. 1982´de Yardımcı Doçent, Nisan 1983´te de "Osmanlı İmparatorluğu´nda Menzil Teşkilâtı ve Yol Sistemi" isimli doçentlik tezini hazırlayarak doçentliğe yükseldi. 1983-84 öğretim döneminde bir yıl süreyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 41. maddesi uyarınca Elâzığ Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü´nde görev yaptı. 1986 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü´ne geçti. 20 Mart 1989´da "XVI. Yüzyılda Sosyal, Ekonomik ve Demografik Bakımdan Balkanlar´da Bazı Osmanlı Şehirleri" konulu takdim tezi ile profesörlüğe yükseldi. Aynı tarihlerde Türk Tarih Kurumu asıl üyesi seçildi.
 
1989 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı´na tayin edildi; 17 Aralık 1990´da da Genel Müdür Yardımcılığına getirildi. Bu sırada, Osmanlı Arşivi´nin otomasyonunu başlattı. Bu görevinden 2 Mart 1992´de istifa etti ve Marmara Üniversitesi´ndeki görevine döndü. 26 Ağustos 1992 tarihinde Rektör yardımcısı oldu. 23 Ekim 1992´de Rektör vekili ve Kasım 1992´de tekrar rektör yardımcılığında bulundu. Bu görevdeyken 21 Eylül 1993´de Türk Tarih Kurumu Başkanlığı´na getirildi. Bu görevi 23 Temmuz 2008 tarihine kadar sürdürdü.
28 Ocak 2011 tarihinde törenle MHP´ye katıldı.
Halen Gazi Üniversitesi’nde Strateji Araştırmalar Merkezi Müdürü olarak görev yapmaktadır.
 
BİLİMSEL ÇALIŞMALARI
a) Basılmış Kitaplar
1- Ahmed Cevdet Paşa, Ma‘rûzât, İstanbul 1980, V-XV+270 s., 16 belge, 3 harita.
 
 
2- XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu´nun İskân Siyâseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1988, VII-XX+179 s., 2 harita (İkinci baskı).
3- Osmanlılarda Ulaşım ve Haberleşme (Menziller), PTT Genel Müdürlüğü Yayını, Ankara 2002.
4- Osmanlı Devlet Teşkilâtı ve Sosyal Yapı, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1991 (Dördüncü baskı).
5- Başlangıçtan 1774´e Kadar Osmanlı Tarihi, Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi ( Bir heyetle beraber), İstanbul 1982.
6- 90 Numaralı Mühimme Defteri, İstanbul 1994 (Bir heyetle beraber).
7- Türk Tarihinde Ermeniler, Ankara 2001 (Prof.Dr. A. Süslü, Prof.Dr. F.Kırzıoğlu, Prof.Dr. R.Yinanç ile beraber).
8- Ermeni Tehciri ve Gerçekler, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2001.
9- Facts On The Relocation of Armenians. 1914-1918, Ankara 2002.
10- Ermeniler: Sürgün ve Göç, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2004.
11- Anadolu´da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2009.
 
KISACA HOCALI KATLİAMI;
 
Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkez Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol KÜRKÇÜOĞLU 26 Şubat 2006 tarihinde yaptığı açıklamalar ile hocalı hakkında şunları söylüyordu;
Türk Karabağ’ın tarihi Oğuz Yurdu olan Hocalı’da 26 Şubat 1992 tarihinde tam bir “Türk Soykırımı” yapılarak, 613 Azerbaycan Türkü Ermeni çeteleri tarafından dünyada eşi görülmemiş bir vahşetle katledilmiştir. Ermenistan ordusu ile Rus Silahlı Kuvvetleri’nin Yukarı Karabağ’da konuşlandırılan 366.Alayı’nın 26 Şubat 1992 tarihinde HOCALI Türklerine yönelik saldırısında 106’sı kadın, 63’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü soykırıma tabi tutulmuşlardır. Bunlardan 56’sı yakılmış ve başları kesilmiştir. Hocalı katliamından sonra 1275 Azerbaycan Türkü de esir edilmiştir. Ayrıca Hocalı jenosidi, toplu imhası sonrası, 7000 kişilik şehir nüfusundan yalnız 1500 kişi sağ kalmıştır.
Hocalı katliamından üç gün sonra, K-25 stüdyosunun şehit kameramanı Cengiz Mustafayev (Azerbaycan’ın bu yiğit evladını Ermeniler 1992 yılının Mayıs ayında cephede şehit etmişlerdir.) yabancı medya mensuplarını da alarak, katliam bölgesine gitti. Şehit Cengiz’in görüntülediği her resim, tarihte eşi görülmemiş bir soykırım ve insanlığa karşı işlenmiş bir cinayet olarak kaydedildi. Çünkü Hocalı’da katliama maruz kalanlar savaşla uzaktan yakından ilgileri olmayan, masum sivil ahali idi.
Cengiz Mustafayev, katliam bölgesine yanında çeşitli milletlerden oluşan gazeteci, kameraman ve basın mensubu da götürmüştü. Onlar da bu insanlık dramını görüntülediler, tanık oldular. Cengiz kardeşimizin Hocalı koruluğunda çektiği görüntüler, yabancı televizyon muhabirlerini bile dehşete düşürmüştü. Taşnak Ermeni çeteleri Hocalı’nın savunmasız ahalisini katlettikten sonra, ölülere her türlü işkenceyi reva görmüşlerdi. Kulakları kesilmiş, gözleri çıkarılmış, başları koparılmış şehitlerimizi gören Batılı televizyon muhabirleri ” İsa’nın kulları nasıl böyle bir katliam yapabildiler” itirafında bulunmuşlardı. Bu gazetecilerden biri de Fransız Saniv Yunet idi. Yunet Hocalı’da gördüklerini şöyle anlatmaktadır: “Biz Hocalı trajedisine tanık olduk. Sivil halktan öldürülmüş yüzlerce kadın, çocuk, ihtiyar ve Hocalı’da müdafaa edenlerin yığınlar halinde cesetlerini gördük. Bu manzara korkunç ve dehşet vericiydi. Hocalı katliamı insanlığın yüz karası olarak tarihe kaydedilmelidir.”
Savaşların kendine has kuralları olduğu gibi, en şiddetli savaşların bile insana aman veren kanunları vardır. Bu kanunlara göre, sivil halka, kadınlara ve çocuklara dokunulmaz. Ancak Hocalı’daki Rus-Ermeni tecavüzünün gaddarlığı bu kanunların hepsini bir kenara itmiştir. Tarihçilerin, 26 Şubat 1992’deki Hocalı katliamını tarihe insanlık suçu olarak belgeleriyle mutlaka kaydetmeleri, günümüzde “Sözde Ermeni Soykırımı” iddialarını gündeme getirenlere karşı verilecek en iyi tarihi cevap olacaktır. Dolayısıyla, “en iyi savunma saldırıdır” ilkesine uygun olarak 1890’lardan günümüze kadar Taşnak Ermeni çetelerinin Türklere yönelik yaptığı soykırımları, katliamları belgeleriyle dünyaya kanıtlamak başta Türk tarihçileri olmak üzere, 70 milyonluk Türk insanının milli görevi olmalıdır. Bundan 14 yıl önce Hocalı’da, Şuşa’da, Laçin’de Kelbecer’de, Ağdam’da, Cebrail’de toprağın vatanlaşması ve bağımsızlığı için şehit düşen Azerbaycan’ın kahraman evlatlarını saygı ve minnetle anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
Aradan geçen 19 yıla rağmen Hocalı’da hunharca katledilen bu insanlar için ne birleşmiş Milletler, ne de İnsan hakları kuruluşları hiçbir şey yapmadılar. Bütün gerçekler görüntüleriyle, delilleriyle ortadayken kıllarını kıpırdatmayanların Ermenilerin 1915 yalanları söz konusu olunca İnsan hakları havarileri kesilmeleri oldukça manidardır! 08HABER2011-02-26 01:19:18
 

 


Bu içerik 476 defa okunmuştur.

Etiketler: PROF DR HALAÇOĞLU ARTVİN'DE 

PROF. DR. HALAÇOĞLU ARTVİN'DE bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

PROF. DR. HALAÇOĞLU ARTVİN'DE bu içeriği Google de ara ...

Artvin Haberleri Kategorisinin Diğer İçerikleri

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ