Yanıklıda Kadın Olmak...

Yanıklıda Kadın Olmak...

Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma' öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da...

08 Mart 2012, 09:09 tarihinde Gökhan AVCI ekledi.
Bu içeriği paylaş:
Facebook  Twitter  Google  Yahoo 
 

 Zordur Yanıklı’da kadın olmak. Şehirdeki hemcinslerine göre daha zordur işleri. Yemek yapmak, ev işleriyle uğraşmak belki de işlerinin en kolayıdır. Kara kışta az biraz nefes aldıktan sonra baharla yeniden başlar iş güç. Bir karınca gibi koşuştururlar durmadan.
Bir sene boyu bir dolu işi vardır yapacak. Karda eve kapanınca aileye bir kış bakacak şeyleri bir yaz boyu hazırlamak vardır hep planında. Kar kalktı mı iş güç başladı demektir. Hayvanları ahırdan çıkarmak gerekecek, ondan önce de çayırları biçmek. Belki çayırları biçmez ama mereği doldurmakta en büyük yardımcısıdır kocasının. Sadece çayırdaki ot olsa neyse, bunun negeri, ıvır zıvırı da cabası. Hele bir de çocuklar büyümemişse yükü bir hayli çok demektir.
Tarla tapan işleri de bitmez tabi. Hele ki vazgeçilmez olan mısır. Yemek kültüründe de önemli yeri tutan mısırı ekmeden olmaz tabi. Çığintlinun, cimurun, çağrilin, gevreğin yemesi zevklidir de, o mısırın yetiştirilmesi de o kadar zevkli midir bilinmez. Tarlayı ekmesi, çapası, su sırası gelince sulaması epey zahmetli olsa gerek. Sırası gelmiş suyu tarlasına çevirmek için avilarinan boğuşma vazifesi kocasında olsa da sabahlara kadar tarla sulamadan yorulmak da hiç kolay olmasa gerek.
Hayvanları otarması da kolay bir iş değil tabi. Kocası ormanda tomrukları hazırlarken hayvanları otarması da ona düşer. Akşama sağması, sütü, yoğurdu, yağı, peyniri hazırlaması… Böyle sürer gider çilesi. Çocukları büyüdü mü biraz hafifler çilesi ama kalanları da yeter ona. Yemek hazırlamaktan, çamaşırı yıkamaktan, ekmeği, poğaçayı pişirmekten hiç bahsetmedik bile daha. Arada bişiyle, gevrekle ev ahalisini sevindirmesinden de… Bu kadar işin içinde ne cuma günü Barakalar’a gidip sabaha kadar kağıt oynayabilir, ne de ikide bir komşuluğa gidebilir ki azıcık da olsa stres atabilsin.
Köy kadınıdır yanıklı kadını ama sanmayın ki cahildir. Gözünü köyde açmış, orada büyümüş olsa da 2 yıllığı da bilir, fakülteyi de. Kendi okuyamamıştır belki ama bilincindedir eğitimin, okumanın. Eksilmez dilinden “ Oğul oku boyuk adam ol da habu çilelari sen da çekma” öğütleri. Kendi okuma yazmayı ancak öğrenmiştir belki ama kaymakam da, öğretmen de, doktor da, mühendis de, hukukçu da yetiştirmiştir bu analar. “Az daha okuyup da ormancı olamadın mı?” hikayeleri geçmişte kaldı artık, sanmayın ki bulurum artık bunu diyecek insanları. Aydın Artvin’in aydın Yanıklı’sının anaları çoktan aştı o zamanları.
Evladını büyütür, adam eder, okutur kimisi ama yaz geldi mi tutamazsın sen Yanıklı’nın analarını ne  İstanbul’da, ne Bursa’da, ne Akyazı’da ne başka bir yerde. Evlatları kışın zorla getirse de yaz dedin mi köyüm de köyüm diye yanar tutuşurlar.  Anlarsın ki bu analar çok çekmiştir köyde ama bıkmamıştır, lanet etmemiştir yaşadıklarına. Belki artık ne hayvan bakmaya, ne tarla ekmeye ihtiyacı kalmıştır ama geri durmaz işten güçten. Onların içine işlemiştir çalışkanlık. Ne çarşı ekmeğinden zevk alır, ne beyaz peynirden. Cimuri yediğinde, yazın sıcağında buz gibi hozağama turşusunu yediğinde tüm çektiklerini unutur gider Yanıklı anası.
Başta Yanıklı annelerimizin olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

 GÖKHAN AVCI Bilkent Hukuk Ankara


Bu içerik 566 defa okunmuştur.

Etiketler: Yanıklıda Kadın Olmak 

Yanıklıda Kadın Olmak... bu içeriği Yanikli.Com da ara ...

Yanıklıda Kadın Olmak... bu içeriği Google de ara ...

Bir Rüyadır Yanıklı Kategorisinin Diğer İçerikleri

GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ