Bugün, tarihimizin tarihi zaferlerinden birisini yaşadığı gün…18 Mart Çanakkale Zaferinin 96. yıldönümü…Peki nedir bu zafer…ne anlama gelir bizler için… Özellikle ÇANAKKALE ZAFERİ bize neyi ifade ediyor?
Hepimizin bildiği gibi özellikle son yıllarda çok hızlı bir kültürel çöküş yaşıyoruz.Milli ve manevi değerlerimiz bilinmemekte,yaşanmamakta ve de her fırsatta bu değerlerimiz aşağılanmaktadır.Geçmişte kazanılan zaferler,atalarımızın yaptıkları kazandırdıkları bugün gençliğimizin çoğuna “hikaye” ya da “basit bir olay “ gibi gelmektedir.Düşünmeyen, düşünmek istemeyen, sorgulamayan, okumayan ve okumak istemeyen bir gençlik yetişiyor…Başta bizler olmak üzere bunda herkesin bir payı var…
Büyüklerimiz der ki “Geçmişini bilmeyen geleceğine sahip olamaz.” ya da “Tarihini bilmeyen gençlik tarih yazamaz.” Son derece anlamlı sözler bunlar…Bilmiyoruz,bilmek istemiyoruz,bilmek gibi bir çabamız da yok.
Gençliğimizin ilgi alanları farklı…Acaba Bu hafta kim,kiminle beraber?Kim şık kim ruküş? Bu hafta hangi şarkı liste başı? İşte gençliğimizin ilgi alanlarından bazıları…Medyadan okuduğumuz haberlere göre (OLAYLARI YAZMAYA GEREK YOK) …En ufak bir sebepten dolayı kendi canına kıyan bir gençlik yada kötü alışkanlıklar edinmiş bir gençlik var ortada…Bırakın vatanımız için şehit olmuş kişilere saygı duymayı,annesine,babasına,büyüklerine küfreden onlara el kaldıran bir gençlik var ortada…Tabiî ki bu şekilde yetişen bir gençlik için Çanakkale Zaferinin bir anlamı yok…İstiklal Marşının, Kurtuluş Savaşının bir anlamı yok...Ama bir gerçek var ortada yaşanmış olan ve düşmanın bile saygıyla karşıladığı Çanakkale Zaferi...Zafer az gelir Çanakkale Destanı… Bugün dahi olsa Çanakkale’ye gittiğinizde kan ve barut kokan yerler var…Çanakkale’de destan yazmak için neler yapılmamış ki…
Çanakkale’de, cephaneliğin patlamasıyla gözlerinden olan asker Memiş’e; komutanın: “Vah evladım vah! Gözlerinden oldun” demesine karşılık: “Üzülme Paşam, üzülme! Bu gözler göreceğini burada gördü, bundan sonra görmese de olur!” ifadesi var.
Çanakkale destanında, Fransız savaş gemisinin vurulup 610 kişiden oluşan personelinin denize döküldüğü anda; İngiliz zırhlısı Oşi’nin, suda yaşam çabası veren askerlerini toplaması için ateş kesen Türk topçusunun mertliği var.
Çanakkale destanında, yolunu şaşırıp, merkebiyle düşman içine düşen, dipçik darbeleri altında mendilini çıkarıp: “Beni kumandanınıza götürün!” diyerek; Anzak komutanı karşısında da: “Bizim komutanın size selamı var. Bunlar düşman ancak deniz suyu içemezler, dedi. Size tatlı su gönderdi. Hilesini yapıp karşılığında çikolata, konserve alarak birliğine dönen, kıvrak Türk zekasının sembolü olan Saka Hüseyin’ler var.
Çanakkale’de,276 kiloluk üç top mermisini tek başına kaldırmayı başarıp düşmana fırlatıp İngiliz’lerin Oşin zırhlısını Boğazın derinliklerine gömen ve savaşın seyrini bir anda değiştiren Koca Seyit Onbaşı’lar var.
Çanakkale destanında yazılanlara göre, havada çarpışan mermiler var. 1 metrekareye 6.000 merminin düştüğü mevziler var.
Ve Çanakkale destanında, cephanesi bitmiş, geri çekilen askerlere: “Düşmandan kaçılmaz! Ben size taaruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” diyen Anafartalar, Conkbayırı muharebelerinin kahramanı Mustafa Kemal Atatürk var. Ve de…yine Çanakkale destanında,Atatürk’ün anlattığı yaşamış olduğu anısı var. Bakın Atatürk o anısını nasıl anlatıyor:
“Siperler arasındaki mesafe 8 metre. Yani ölüm muhakkak…Birinci siperdekilerin hiçbiri kurtulamadan şehit düşüyor. İkinciler onların yerine geçiyor…Fakat ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor,3 dakikaya kadar öleceğini de çok iyi biliyor…En ufak bir korku,endişe göstermiyor…Sarsılmak yok!!! Okuma bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor, bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyor. Emin olun ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur…”
İşte destan…!Daha ne olabilir ki…
Tarihimizi iyi okuyup iyice anlamamız ve tanımamız gerekiyor.Çünkü… Çanakkale’de Şehitlik mezarlığında 18 yaşındaki Edirneli Ahmet ile 80 yaşındaki Mardinli Mehmet dede yan yana yatıyor…Biri yaşamının baharında diğer ömrünün son demlerinde bu vatan için gözünü kırpmadan şehit olmuş…Mili ve manevi değerlerimize…İstiklal Marşımıza…Al yıldızlı al bayrağımıza…Ülkemizi kuranlara ve şehit olanlara…Değerlerimize sahip çıkalım.Değerli olanlar kaybedilince anlaşılır derler…Bu değerlerimizi çok geç olmadan kaybetmeden anlayalım. Çanakkale’de,mermiler yüzünden göz gözü görmezken kurşunlar ardı sıra yağarken, mermisi bitip geri dönmeyen kaçmayan…tüfeğine süngü takıp bile bile ölüme giden neslimizi atamızı unutmayalım…Bilirsek ve unutmazsak o derece geleceğimiz parlak olur…
Her ne kadar kültürel erozyon yaşasak da.Gençliğimiz kısa sürede kendini toparlayacaktır…Değerlerimizi hatırlayacaktır…Bu gençlik hatırladıkça ülkemizi ilerletecektir.Ayrıca hepimiz biliyoruz ki bu vatanın bedelini Çanakkale’de Kurtuluş Savaşında şehitlerimiz kanlarıyla ödemişlerdir.Hepimiz özellikle gençlerimiz okudukça araştırdıkça sorguladıkça bu vatanın kıymetini daha iyi anlayacak ve daha bir kuvvetle sahip çıkacaktır…
Nice 18 Mart Çanakkale Zaferini beraber kutlayacağımızın sevinciyle saygılarımı sunarım
Kazım AVCI sosyal Bilgiler Öğretmeni/ Bursa
Bu içerik 439 defa okunmuştur.
Etiketler:
Çanakkale
Zaferi
ve
Gençliğimiz
Çanakkale Zaferi ve Gençliğimiz bu içeriği Yanikli.Com da ara ...
Çanakkale Zaferi ve Gençliğimiz bu içeriği Google de ara ...