| |||
BayramdaBir Ramazan bayramı.Bişi kokan evden çıkan adımlarım geri geri gidiyor.Anne şu bişiden birazcık kırayım diyordum.Annemde önce Bayram namazı ellerin yağlanır hadi diyordu.Nenemse gülümsüyordu bir tane bişi alsın harhtan geçerken yıkar ellerini diyordu.Yok dedi annem yağlı ellerini başına sürer bitlenir.Bu beni ikna etmiş olacakki bişiyi na...26 Aralık 2010, 23:58 tarihinde Tarkan Yılmaz ekledi.
Bayramda Tarkan Yılmaz / 09 Eylül 2010 11:18 Süratli bir koşuyla önden giden dedemle babama yetişmek için koşuyordum.Babam hızlı yürümeyi sevdiğinden ona yetişemezdim belki ama namazda dedeme yetişirsem yanında durma imkanım olurdu.Çünkü bu ilk bayram namazımdı öyle ahım şahım bir namaz kılmışlığımda yoktu acemisiydim bu işin.dedemden utanmadan kopya çekebilirdim. Önce İhtiyaroğullarından Osman dedeyi ogladum biraz koştum Horozoğlu zekerya dedeyide ogladum az sonra Talip dedeyide geçince arkamdan yavaş git düşeceksin diye bağıranların sayısı üç olmuştuki iki takla öylece yerlere serildim.Annemin cecimi silkelemesi gibi yapıştım yere bayramlıklarım sadece kirlenmemiş aynı zamanda kanlanmıştı abdestim bozulmuş üstüne üstlük pantolonumda küçük bir yırtık oluşmuştu. Ne vahim bir bayramdı ama ne kadar özlüyorum genede.Demekki sadece geçmişte yaşanmış bir anı olduğu içinde özleniyormuş bir bayram.Özellikle o bayram en çok sıkıntı çektiğim bayram aklımda kalıyormuş.Aklımda kalansa özleniyormuş. Namazı bişinin ve balın oluşturduğu o eşsiz lezzeti düşünerek geçirdikten sonra tam ordan koşarak kaçmaya hazırlanıyordum ki.Herkesin kucaklaşması dikkatimi çekti babam dedem bir tarafta herkes birbiriyle sarılıyor kucaklaşıyırdu.Bende komşu abilerimden kadir abiyi görüp hemen bayramlaştım derken Dudbiyettan Bektaşın dedelerin ellerini öptüğünü farkettim bende yanaştım koca beyaz sakallı dedelere başladım sıradan el öpmeye.Nur yüzlü elleri nasırlı dedelerin ellerini öpe öpe bitiremedim.Derken öğretmenin amcam napir bitmişti.Babam Dedem ardından gene aklıma gelen o kombinasyon.Yola koyulmuştum ki cami yolunun solunu işrat etti yukardaki taşa oturmuş dedem horoz dedelerine fatiha okumadan geçme oğul dedi.Fatiha derken neyi kastettiğini anlıyamasamda içimden Allahım büyük dedelerimi cennetine gönder dedim sanıyorum.Bazı iyi dileklerde bulundum yani içimden.Ardından eve doğru koşarak uaklaştım. Annem kapıdan tam girerken beni öperek karşıladı zavallı kadının bayramını görmeyi unutarak içeri daldım sanırım tekrar geri dönüp anne bayramın mübarek olsun dedim.Annem kaç kişi geliyor diye sordu ama dedim daha kimsenin geldiği yok anne bilmiyorum dedim ve içeri girip sofraya oturuyordum ki dışardan babamın sesini duydum.Bir kaç kişiyi almış gelmişti.Ardından dedemde geldi artık tüm sofraları dolduracak yeter sayıda insan vardı.Zaten misafirlerle oturmaya bayıldığım için bu iş çok hoşuma gitmişti.Barakaya bakkala gitme işini erteleyip muhabbetleri dinelemek için ve hoşaflı bişili,cevizli tatlılı, ballı menüden oluşan bayram kahvaltısı yapmak için oradayken sofraya çömeldim... Ondan sonrası çok mühim değil mühim olan bugünlere ulaşmış gurbet kuşları gibi ordan oaraya uçarak hala bunların hasretini duyuyor olmak.Zamanı sevmek o anı sevmek şimdiyi sevmek.Geleneklere bağlı olmak bunları yazacak kadar açık yürekli kompleksissiz ve mülayim olmak bir taraftanda modern olabilmek.Kuşaklardır paradoksumuz ve en güzel başarabildiğimiz bu olsa gerektir.Hayırlı bayramlar !
Bu içerik 299 defa okunmuştur. Etiketler:
Bir Öyküdür Hayat Kategorisinin Diğer İçerikleriBir Öyküdür Hayat Kategorisinin Diğer İçerikleri
|
KÖYÜMÜZ YANIKLI
YANIKLI SOHBET
GÜNÜN VİDEOSU
VİDEO GALERİ
ARTVİN'DE HAVA DURUMU
|
||