Bugün bayram ben bir anne arıyorum elini öpecek
Bayram sana sevinçse bana hüzündür belki belki bağrımdan bir parça kopmuş yerine bir özlem çökmüştür.bugün benim bir yanım gitmiştir....................................
Sabah erken kalmıştı herkes bişi kokuları biz kalkmadan eve sirayet etmiş her tarafı buram buram sarmıştı. Daha uykudan kalkmadan tatlı bir telaşı içimde hissediyordum. Hem bendeki teleş hemde dışarıdaki telaş birbirine yakın iki zamanın birikmesiyle oluşmuş bir kıvanç. Mutlu olurken harçlıkları hesaba katmıyordum bile kalkarken ve sabah namazına yeltenirken bir aylık o zevkli sahurlar aklıma gelmiyordu bile.
Evdeki kadınlar misafir telaşındayken ben dedemin ve babamın peşine takılmış evden çıkmadan önce bir daha ambarı yoklayıp tatlıların varlığından emin olmuştum. Kaç gündür orda oldukları halde elleyememiş olmanın hasretiyle yanıp tutuşuyordum. Bugün o katmer katmer tatlılarla hasretimizin bittiği gün olacaktı. Camiye yaklaştıkça eskilerde önğmüğzden bir bir geçiyordu. Geçmişlerimize fatihalar dökülüyor ve nur saçılıyordu her adımımızda benim çocuk kalbim bunların daha bir farkındaydı bence o an. Hiç tanımadığım dedelerime ordan dualar yetiştiriyorken camiye ulaşmıştık. Bir ön selamlaşmayla caminin içine girildi önce vaaz sonra yılda iki kez kılınan namazın tekrarı ve dışarıdayız . insanlar kapılara dizilmiş beyaz sakallı dedeler ön safları almıştı. Her dedeyi tanımasamda gülüşlerine ve sıcaklıklarına aşina olduğumdan tek tek ellerini öpüyordum. Bazıları harçlık bazıları şeker bazılarıda leğvi armutlardan sıkıştırıyorlardı ellerime. Üzerlerindeki tatlı kokuları hissetmemekse mümkün değildi. Cenneti andıran güzel kokular. Ve sonra dedem babm ve ben yanımaızdada birkaç bayram sevincini paylaşacağımız misafirle birlikte evin yolunu tutuyorduk. Yolda sohbet halkaları devam ediyordu ta eve çıkıncaya kadar cami kapısından itibaren insanlar öbek öbek tatlı bir sohbetin terennümündeydiler. Eve vardığımızda bilindik kokunun tekrarı vuruyordu burnumuza. Sofrada tatlılı reçelli bişili bir serenat gözleri kamaştırıyor. İnsanı alelacele sofraya davet ediyordu. Herkes hala ramzanmı çelişkisiyle bişileri bir bir alıp reçelde gezdiriyordu. Akıllarındaki bu ince ve alışkanlık ne gariptir sorusu yüzlerinden okunuyor ve sohbetin daha derin daha naif noktaları büyükodadaki çay sohbetine saklanıyordu. Ve çay sohbetine geçilmiş odayı dolduran kalabalık sohbetin köy lisanındaki nirengi noktalarında geziniyor kimileri askerlik macerasından kimileri orman macerasından kimileride eski göç ve kıtık hikayelerinden dem vuruyor sohbet sohbeti açtıkça küçük dimağ için tadına doyum olmaz bir hal alıyordu.
Sonra vedalaşılıp barakaya yol alınıyor orda daha büyük muhabbet halkaları ve benim için bir bakkal faslından sonra arkadaşlarımın arasına karışıyor ve daha sonraki olan biteni bir oyuın olarak yaşamaya ve bayrama çocukluğun ve güzel entarimin rengini katmaya devam ediyordum. Ben köydeyken böyleydi halada böyledir. Çocukluğum çok şanslı bir xaman dilimi olarak beni mest etmiştir.
Şimdilerde ise bayramların bana ismi gurbet hüzün ve özlemi hatırlatıyor. Öpemediğim bir çok eli anneyi babayı neneyi hatırlatıyor. Şimdilerde bayramlar bana gurbet bense bayramlara hastret bir anne arıyorum elini öpecek bir nine arıyorum masalını dinleyecek bir dede arıyorum peşinden sohbetlere uzanacak bir bab arıyorum korna seslerinde artvine ikinci seferini yapacak bayram gününde.
Herkesin bayramını en içten ve derinden kalbi duygularımla kutluyorum. selametle
Bu içerik 258 defa okunmuştur.
Etiketler:
Bayram
Gelmiş
Neyime
Bayram Gelmiş Neyime bu içeriği Yanikli.Com da ara ...
Bayram Gelmiş Neyime bu içeriği Google de ara ...